S-400 füze savunma sistemi nedir, İran'daki savaşla birlikte neden yeniden tartışılıyor?

S-400

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Türkiye ilk S-400 bataryasını 2019'da teslim aldı.
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 4 dk

Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi, 4 ve 9 Mart'ta İran'dan fırlatılan ve Türkiye'nin hava sahasına giren füzelerin NATO unsurlarınca düşürülmesi ile yeniden tartışma konusu oldu.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 12 Mart'ta yaptığı açıklamada İran'dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmatın NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini söyledi.

Zeki Aktürk, NATO müttefikleriyle yürütülen istişare mekanizmalarının aktif şekilde devreye alındığını belirtti.

Aktürk, bu saldırılar sırasında neden S-400'lerin devreye alınmadığı ile ilgili bir soruya ise şu yanıtı verdi:

"Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir."

Türkiye'de muhalefet partileri ise S-400'lerin satın alınmasını ve bu tür tehditlere karşı kullanılmamasını eleştiriyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, 12 Mart'ta yaptığı açıklamada S-400'ler için "Eğer kullanılmayacaksa neden alındı? Kullanılacaksa neden devreye sokulmuyor?" diye sordu.

Uzmanlara göre bu sorunun hem teknik hem de siyasi nedenleri var.

BBC Türkçe'ye konuşan İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sıtkı Egeli, S-400'lerin stand-alone, yani tek başına çalışan bir hava savunma sistemi olduğunu, NATO sistemleriyle entegre olamayacağı için bu tür saldırılarda kullanılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Egeli'ye göre S-400'lerin, aktif olsalar bile, "Yalnız füze savunması değil, hava savunması anlamında da NATO'nun söz konusu olduğu senaryolarda kullanılma imkanı yok."

ABD, Türkiye'yi F-35 programından çıkardı, yaptırım uyguladı

ABD'ye göre NATO'nun en stratejik üyelerinden Türkiye'nin ittifakın en önemli hasmı konumundaki Rusya ile geliştirdiği bu ilişki ortak güvenlik mimarisini zafiyete uğratma potansiyeline sahipti.

ABD bu nedenle 2021'de Türkiye'yi üretim ortağı olduğu F-35 savaş uçağı programından çıkardı ve ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında yaptırım uyguladı.

O tarihten bu yana ABD-Türkiye ilişkilerinde gerginlik konusu olan S-400'lerin aktif olup olmadığı, kullanılıp kullanılamayacağı da tartışma konusu oldu.

Egeli: 'S-400'ler NATO ile entegre değil'

S-400'ler satın alınırken, NATO'nun itiraz ettiği konulardan biri bu savunma sisteminin stand-alone, yani tek başına çalışan bir sistem olmasıydı.

Sıtkı Egeli, füze savunma sistemlerinde uzaydaki uydulara ve hedef alınan bölgelere yakın yerlerdeki sensörlere ihtiyaç olduğunu, bu bilgiler olmadığı zaman füze savunması da yapılamadığını söylüyor.

Egeli, S-400 sisteminin NATO sistemleriyle iletişim halinde olmadığını hatırlatıyor ve ekliyor:

"Bu nedenle NATO'nun müdahil oluğu, NATO'nun entegre yapısının kullanıldığı, NATO'nun uydularının, radarlarının ve silahlarının kullanıldığı hiçbir senaryoda S-400 o resmin içine oturmaz, kullanılamaz."

Egeli'ye göre bu sistem ancak Türkiye'nin milli senaryoları çerçevesinde kullanılabilir. Bir başka deyişle Türkiye ancak NATO ile hiçbir şekilde entegre olmadığı, ilişkide olmadığı, NATO'dan hiçbir bilgi almadığı ve NATO'ya bilgi vermediği durumlarda bu sistemi kullanılabilir.

Teknik özellikleri neler?

Türkiye'nin Rusya'dan 2017'de 2,5 milyar dolara satın aldığı S-400'lerin ilk teslimatı 2019'da yapıldı.

Rusya ile imzalanan anlaşmada teknoloji transferi ve ortak üretim şartları da kesin olarak sağlanmıyor.

S-400'ler insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa ise 30 kilometre.

Ayrıca, her hedefe iki füze kilitleyerek, eş zamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor.

En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

Sistemin içinde yer alan füzelerin ağırlığı 1,8 ton, uzunluğu sekiz metre ve çapı da yaklaşık 50 santimetre.

Ayrıca 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyabiliyor.

S-400 sisteminin nasıl çalıştığını gösteren grafik

Uzun menzilli izleme radarı, havadaki nesneleri takip ediyor ve gelen bilgiyi komuta aracına gönderiyor.

Potansiyel hedefler, komuta arasında değerlendiriliyor.

Hedef tanımlandıktan sonra komuta aracı füzenin fırlatılmasına karar veriyor.

Fırlatmayla ilgili veriler, hedefe göre en iyi konumda bulunan fırlatma aracına gönderiliyor ve buradan karadan havaya füzeler gönderiliyor.

Angajman radarı, füzenin hedefine ulaşmasına yardımcı oluyor.

S-400'ler nerelerde kullanılıyor?

S-400, Rusya'nın Soğuk Savaş döneminde geliştirmeye başladığı füze savunma sisteminin dördüncü neslini temsil ediyor.

Bu sistemin geliştirilmesine 1993 yılında başlandı. Ancak, özellikle Soğuk Savaş sonrası savunma sanayine uygulanan bütçe kesintileri nedeniyle sistemin tamamlanması oldukça uzun zaman aldı ve S-400 ancak yeni bir teknoloji olarak değil, eski sistemin devamı olarak geliştirilebildi.

Bu nedenle mevcut sistemde kullanılan teknolojinin yüzde 70-80'i bir önceki model olan S-300'den alındı.

Bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarlar bulunuyor.

Testlerine 1999 sonunda başlanan sistem ilk kez 2007"de Rusya'nın başkenti Moskova'nın savunulması için faaliyete sokuldu.

YouTube paylaşımını geçin
Google YouTube içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir. YouTube içerik reklam içerebilir

YouTube paylaşımının sonu

Kremlin, Kasım 2016'da Baltık Denizi kıyısında Rusya'ya ait olan ancak anakarayla bağlantısı bulunmayan Kaliningrad'a füze savunma sistemi ve İskender füzeleri konuşlandırdı.

ABD o dönem bu kararı, "Avrupa'yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım" olarak nitelendirerek eleştirdi.

Sistemler Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgale başlamasıyla patlak veren savaşın ardından Rusya'nın sınır bölgelerinde ve uluslararası toplumun tanımadığı bir kararla ilhak ettiği Kırım Yarımadası'nda da kullanıldı.

Ukrayna, 2023 ve 2024'te Rusya'ya ait S-400 sistemlerini imha ettiğini öne sürdü.

Rusya'nın Suriye'de de S-400 hava savunma sistemleri bulunuyor.