İBB davasının dördüncü gününde neler yaşanıyor?

İmamoğlu'na Özgürlük posteri tutan bir kadın gerisinde bir grup insan yürüyüş yapıyor.

Kaynak, BERK OZKAN / AFP /Getty Images

    • Yazan, BBC News Türkçe
  • Okuma süresi 4 dk

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanığın yargılanmasına 4. gününde devam ediyor.

Duruşmada tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

Sanıkların salona alındığı sırada tutuklu sanık Ramazan Gülten'in eşi izleyici sırasından eşine seslenerek, "Ramazan, Maya baba dedi" diye bağırdı. Salonda duygusal anlar yaşanırken Ramazan Gülten'in tutuklu olduğu sırada baba olduğu öğrenildi.

4. günde tutukluyken etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olan İBB iştiraki Ağaç A.Ş Satın Alma Müdürü Ümit Polat dinlendi.

25 yıl aynı bölümde çalıştığını söyleyen Polat, Ağaç A.Ş Genel Müdürü Ali Sukas'ın kendisini yanına çağırdığını söyleyerek, "Bana bir liste verdi ve 'bunlar alınacak' dedi. Ben de 'insanlardan ne diye para isteyeceğiz?' dedim. 'Yukarıdan istiyorlar' dedi. Ben kendisine böyle bir şey yapmayacağımı söyledim" ifadelerini kullandı.

Kendisinin bu işe karışmadığını söyleyen Ümit Polat "Müteahhitler bana gelip dert yanmaya başladı. Kendilerinden para istenmesiyle alakalı. Ben o zaman Ali Sukas'ın bu paraları 'yukarısı' diyerek kendisi için topladığını düşündüm ve şikayet etmeye karar verdim" diye devam etti.

Birkaç yere şikayet ettiğini ancak zaman geçmesine rağmen sonuç alamadığını söyleyen Polat, "Sonrasında genel müdürün bana karşı mobbingleri başladı. Hala şikayetimle ilgili bir şey yapılmayınca ben de bu durumu Ekrem (İmamoğlu) başkanın kendisine ileteceğimi söyledim" dedi.

Girişimlerinden bir sonuç alamadığını anlatan Polat, "Aradan biraz zaman geçince Duygu Hanım yanıma geldi ve, 'Sizin emekliliğiniz geldi. Gençlerin önünü açın' gibi söylemlerde bulundu" dedi.

Polat bundan sonra, İstanbul Valisi'nin kuzeni olan bir tanıdığı aracılığıyla Davut Gül'e ulaşmaya karar verdiğini söyledi.

Polat, Vali ile görüştükten sonra Gül'ün kuzenine, "Ses çıkarmasın, beklesin" dediğini iddia etti.

İfadesinin tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı Ümit Polat'a, "Savunmanda hep Ali Sukas ile ilgili kısımları anlatıyorsun ama seninle ilgili de 'para verdim' iddiaları var. Bununla ilgili bir şey anlatmadın" dedi.

Bunun üzerine Polat, "Başkanım o isimlerin hepsi Ali Sukas'ın evine girip çıkan insanlar. Mesai başlamadan önce ellerinde böreklerle gelirlerdi. Sürekli görüşürlerdi. Bizim Ali Sukas'la bu kadar kavgalı olduğumu bir dönemde beni bu işin içine sokmaları söz konusu değil, etkin pişmanlıktan faydalanmak için benim ismimi veriyorlar" dedi.

Duruşma Savcısı sanık Polat'a, "Seçimlerle ilgili belediye iştirakları müteahhitlerden para mı toplar? 20 yıldır böyle mi çalışıyorsunuz? diye sordu. Sanık Polat, "Etraftan para niye toplanır? Seçim için toplanır" diye cevap verdi.

Duruşma salonundaki büyük ekrana MASAK tarafından hazırlanan, Ağaç A.Ş'nin daha önceki seneler ve aylardaki yapmış oldukları para çıkış hareketlerinin grafiği yansıtıldı.

Savcı bu grafiğe işaret etti ve "20 yıldır Ağaç A.Ş'de çalıştığından bahsediyorsunuz. Ciddi bir para çıkışı oluyor, bunlar neden arttı? Tabloyu da yansıttık. Bu tablo 25 milyar liralık bir tablo. Bu ne parası?" diye sordu. Sanık Polat, "Seçim parasıdır" dedi.

Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu ve avukatlardan tepki geldi. İmamoğlu, "bu tablo yalan" diye bağırdı.

Sanık Ali Kulas da Polat'a "Ümit Polat Ağaç AŞ ile yaşıt. 20 yıldır orada. Bu soruyu cevaplayacaktır. Bizim bir ayda ya da bir yılda 20 milyarlık ödeme yapma ihtimalimiz var mı? Ağaç AŞ'nin hiç böyle bir bütçesi oldu mu?" sorularını yöneltti

Ümit Polat "2024 yılında 5 küsür milyar bütçe vardı diye hatırlıyorum. Öyle bir ödeme söz konusu olamaz" yanıtını verdi.

Üçüncü gün neler yaşandı?

İlk iki gün gerilimlere sahne olan davanın üçüncü gününde tutuklu sanık Yavuz Saltık ile jandarma erleri arasında el sallama tartışması yaşanmıştı.

Saltık, salona getirildiği esnada izleyicilere el sallamasının ardından jandarmanın müdahalesiyle karılaştı. Kısa süreli tartışmanın ardından Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan avukatların tepkisine "El sallamakta bir mahsur yok" yanıtını verdi.

Ekrem İmamoğlu duruşmada TRT'nin dava ile ilgili yayınlarını eleştirdi.

İmamoğlu, TRT'ye tepkisini "Milletin parasıyla dezenformasyon yapan ahlaksızlık yapan TRT'yi kınıyorum. 86 milyonun parası haram zıkkım olsun!" diyerek dile getirdi.

Üçüncü günde ilk savunmayı CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi tutuklu iş insanı Bulut Aydöner yaptı.

Hakkındaki suçlamaları redden Bulut Aydöner, "Sözde mağdur Serbülent Danış'ın beyanlarıyla tutuklandım. Hem de hakkımda hiçbir araştırma yapılmadan bu karar verildi" dedi.

Silivri'deki duruşma salonu önünde alınan güvenlik önlemleri

Kaynak, BERK OZKAN / AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Silivri'deki duruşma salonu önünde yoğun güvenlik önlemleri alındı

30 yıldır anne ve babasıyla aynı adreste ikamet ettiğini söyleyen Aydöner, kaçma şüphesi olmadığını dile getirdi.

Ne abisinin ondan ne de kendisinin abisinden bir talimat almasının mümkün olduğunu söyleyen Aydöner, "Şirketim adına aldığım iki araç nedeniyle dosyaya dahil edildim. Arsaların konumlarını da mahkemeye gösterdim. Bu süreç artık ciddi bir mağduriyet yaratmaya başlamıştır" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük ikinci savunmayı yaptı.

Rüşvete aracılık etmekle yargılanan Küçük, iddiaları reddetti. Cep telefonu kayıtları üzerinden suçlanmasına tepki gösterti ve "Binlerce kişi burada baz verdi diye suçlu olabilir mi?" dedi