İsrail ve Lübnan'dan doğrudan müzakerelere başlama kararı

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 4 dk

Lübnan ve İsrail, otuz yılı aşkın bir süre sonra ilk diplomatik görüşmelerini gerçekleştirdi.

Washington'da 14 Nisan'da görüşen tarafların, "doğrudan müzakerelere başlama" kararı aldıklarını duyuruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, iki ülkenin Washington büyükelçileri ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katıldığı görüşmeyi "tarihi" olarak niteledi.

Pigott, ABD'nin arabuluculuğunda uzun vadeli bir barış anlaşmasına varılmasını umut ettiklerini belirtti.

Görüşmede taraflar, Lübnan'da İran'ın desteklediği Hizbullah'ın etkisinin zayıflatılması için birlikte çalışmak üzerine anlaştı.

İsrail'in "tüm devlet dışı terör örgütlerinin" tasfiye edilmesi için Lübnan'la birlikte çalışmayı kabul ettiği, ancak ülkedeki saldırılarını durdurma konusunda açık bir taahhütte bulunmadığı aktarıldı.

İki taraf arasında 1993 yılından bu yana yapılan ilk doğrudan görüşmede Lübnan'ı büyükelçi Nada Hamadeh Moawad, İsrail'i de büyükelçi Yechiel Leiter temsil etti.

İsrail ve Lübnan arasında diplomatik ilişki bulunmuyor.

Reuters İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Lübnan'da olası bir ateşkesi görüşmek üzere 15 Nisan'da TSİ 20:00'de kabinesini toplayacağını yazdı.

Görüşme öncesinde aralarında İngiltere, Fransa, İspanya ve Yunanistan'ın da yer aldığı 17 ülke, İsrail ve Lübnan'ın bu görüşmeleri bir fırsat olarak kullanarak kalıcı bir barışa giden yolda ilerlemesi gerektiğini belirtmişti.

Ortak açıklamada "Lübnan halkı ve yetkilileriyle tam dayanışma gösteriyoruz" ifadeleri yer almıştı.

Hizbullah ise bu görüşmelere karşı çıktığını, sonuçlarını da tanımayacağını açıklamıştı.

Beyrut'ta bulunan BBC Ortadoğu Muhabiri Hugo Bachega "Lübnan barış istiyor ama önce Hizbullah'ın ikna edilmesi lazım" diyor ve ekliyor:

"Lübnanlı yetkililerin müzakerede teklif edebileceği çok az şey var çünkü Lübnan devleti çatışmanın bir parçası değil ve Hizbullah üzerinde neredeyse hiçbir etkisi yok."

İsrail'den yeni saldırı, Lübnan'dan şikayet

İsrail, müzakereden bir gün sonra Lübnan'ın güneyine hava saldırıları düzenledi.

Lübnan devlet ajansı, 15 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde düzenlenen bir saldırıda iki sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Öte yandan İsrail ordusu Lübnan'ın güneyi için yayınladığı tahliye emrini müzakerelerden bir gün sonra yineledi ve bölgede yaşayanların Zahrani Nehri'nin kuzeyine geçmesi gerektiğini, ordunun bölgede "büyük bir güçle faaliyet göstermekte olduğunu" belirtti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı 8 Nisan'da İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 30'u çocuk, 71'i kadın 303 kişinin öldüğünü açıklayarak bu saldırıları 15 Nisan'da Birleşmiş Milletler'e şikayet etti.

15 Nisan'da bir açıklama yapan İsrail ordusu son 24 saatte Lübnan'ın güneyinde 200'den fazla "Hizbullah altyapısını" yok ettiğini duyurdu.

Bir milyondan fazla kişi evinden oldu

28 Şubat'tan bu yana İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle, Lübnan'da 1,2 milyon kişi; Hizbullah'ın saldırıları nedeniyle de İsrail'in kuzeyinde on binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Lübnan'da Hizbullah'ı hedef aldıklarını savunsa da yerleşim merkezlerine yapılan saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti.

Çatışmalar başladığından beri Lübnan'da 2.055 kişinin, İsrail'de ise iki sivil ve 12 askerin hayatını kaybettiği açıklandı.

İran da ABD ile vardıkları ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını söyleyerek İsrail'in saldırılarının ateşkes ihlali olduğunu belirtti.

Hizbullah nedir?

Hizbullah, Lübnan'da faaliyet gösteren, İran tarafından desteklenen, Şii İslamcı bir siyasi parti ve silahlı örgüt.

Adı "Allah'ın Partisi" anlamına geliyor ve dünyanın en ağır silahlara sahip devlet dışı askeri güçlerinden biri olarak görülüyor.

1992'de Hasan Nasrallah örgütün lideri oldu ve suikasta uğradığı 27 Eylül 2024'e kadar bu görevde kaldı.

İdeolojik kökleri 1960'lar ve 1970'lerde Lübnan'da yaşanan Şii İslami uyanışa uzansa da Hizbullah, 1980'li yılların başında ortaya çıktı.

Grup, İsrail'in Lübnan'ı işgali sırasında, İran'ın askeri ve mali desteğiyle, Lübnan'ın güneyinde yaşayan ve geleneksel olarak güçsüz bırakılmış Şii toplumunu savunmak amacını taşıyan bir güç olarak doğdu.

İsrail'in 2000 yılında Lübnan'dan çekilmesinin ardından Hizbullah, silahları bırakma yönündeki baskılara direndi ve askeri kanadı İslami Direniş'i güçlendirmeye devam etti.

Grup ayrıca, meclisteki Direnişe Sadakat Bloku üzerinden adım adım Lübnan'ın politik sisteminde ağırlığı olan kilit bir güce dönüştü ve kabinede veto gücü kazandı.

Bazı açılardan Hizbullah'ın askeri kapasitesi Lübnan ordusunun da üstüne çıkmış durumda.