You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
CHP'den iki aşamalı seçim hamlesi: Erken seçime zorlayacak
- Yazan, Ayşe Sayın
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi 4 dk
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), partili belediyelere yönelik operasyonların yeniden hız kazanması üzerine, erken seçimi zorlamak için yeni siyasi hamlelere hazırlanıyor.
Parti yönetimi önce, yeterli sayıda milletvekili istifa ettirerek, milletvekili ara seçimini zorlayacak. Bu girişimin iktidar partisinde karşılık bulmaması durumunda, CHP'nin güçlü olduğu yerlerde, belediye meclisinden istifalarla yerel seçim kapısını açıp, iktidar üzerinde erken seçim baskısı oluşturulması planlanıyor.
CHP, 31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yılına Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonla girdi. Türkiye'nin dördüncü büyükşehiri konumundaki Bursa'nın Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ailesiyle birlikte gözaltına alındı.
Son gelişmeler üzerine siyasi stratejisinde değişikliğe gitme kararı alan parti yönetimi, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklandığı 19 Mart sürecinden sonra parti içinde "en son seçenek" olarak tartışılan "ara seçim" formülünü devreye sokacak.
Özel açıkladı: İddialı bir hamlemiz daha olacak
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, iktidarın "rakibini tasfiye etme" stratejisi izlediğini savunarak erken seçim çağrısını yineledi.
Genel seçim sandığını getirmek için her yolu deneyeceklerini belirten Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'tan randevu isteyeceğini açıkladı. Görüşmenin ara seçime yönelik olacağını kaydeden Özel, "Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı'nın da alması gereken bir tutum var. Bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkmasıyla birlikte çok iddialı bir hamlemiz daha olacak" dedi.
Özel, "iddialı hamle" konusunda fazla detaya girmedi ancak, "Mesela AKP kabul ediyorsa İstanbul Büyükşehir'de belediye meclis üyelerimizi birlikte istifa ettirip hemen seçim başlatırız. Kayyum atanan bölgelerde bizim gücümüz yok. AKP ile DEM birlikte hareket ederlerse oralarda da seçimler olabilir" demekle yetindi.
İlk hedef: Milletvekili ara seçimi
CHP'nin ilk aşamada hayata geçirmek istediği formül, milletvekili ara seçimini zorlamak.
Anayasa'nın 78. maddesine göre parlamento bir seçim döneminde bir kez ara seçim kararı alabiliyor. Ancak bunun için genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmesi ve bir sonraki genel seçimden bir yıl önce karar alınması gerekiyor.
14 Mayıs 2023 seçimleri dikkate alındığında 30 aylık süre Kasım 2025'te doldu ve 2028 milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimine de 1 yıldan fazla süre var.
Boşalan üyeliklerin sayısının üye tamsayısının %5'ini yani 30 milletvekilini bulması halinde, bu seçim bölgeleri için parlamento üç ay içinde seçim kararı almak zorunda.
Bir seçim bölgesinde tüm milletvekilliklerinin boşalması halinde de yine ara seçim zorunlu.
Parlamentoda halen ölüm ve istifalar nedeniyle sekiz milletvekilliği boş bulunuyor.
CHP, en az 22 partili milletvekilini istifa ettirilerek ara seçimi zorlamayı planlıyor.
Ancak milletvekili istifasının kabulü Meclis Genel Kurulu kararıyla mümkün olabildiği için, bu hamlede de parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin kararı belirleyici olacak.
Özel'in istifaların kabulünü sağlaması için Kurtulmuş'la görüşmesinde, istifaların kabulü için girişimde bulunmasını istemesi bekleniyor.
İkinci faz: Belediye meclislerinden istifalarla seçim kararı
Özel basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "Sen getir Mayıs'a, Haziran'a genel seçim sandığını; bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir" çağrısı yaptı.
Anayasa'ya göre yerel seçimler beş yılda bir yapılıyor ve bu sürenin değiştirilmesi ancak anayasa değişikliğiyle mümkün.
Üç sandıklı bir seçim, hem anayasal, hem de parlamento aritmetiği açısından hayata geçirilmesi en son seçenek.
Buna karşın CHP'nin üzerinde durduğu seçeneklerden biri, belediye meclislerinde toplu istifalar yoluyla belediye meclislerini düşürerek, "zorunlu yerel ara seçimi" formülünü devreye sokmak yani sandığı zorlamak.
Mahalli İdareler Seçimi Kanunu'nun 29.maddesi, "Belediye meclisi üyeliklerinin herhangi bir sebeple boşalması ve meclis üye sayısının yedeklerin de getirilmesinden sonra üye tamsayısının yarısından aşağı düşmesi" halinde seçimlerin yenilenmesini" öngörüyor.
Mevzuata göre belediye meclislerinde üyeliklerin boşalması durumunda, öncelikle yedek üyeler sırasıyla asıl üyeliğe getiriliyor. Yedek üyelerin bitmesi veya bağımsız üyeliklerin boşalması halinde, oy sırasına göre diğer partilerin yedekleri göreve çağırılıyor.
CHP, AKP veya Cumhur İttifakı ortaklarının yedeklerinin göreve gelerek seçimi engelleme olasılığına karşı ise partinin "tulum çıkardığı" belediyelerde bu formülü devreye sokmayı planlıyor.
CHP kurmayları, "Mesela Beşiktaş'ta belediye meclis üyelikleri bizde. Bunun gibi farklı yerler de var. Henüz somut bir rakam çıkarmadık ama partinin belediye meclisini tamamını veya büyük bölümünü aldığı yerlerde bu formülün hayata geçirilmesi mümkün" diyor.
CHP yönetimi, iki aşamalı olarak hayata geçirmeyi planladığı "ara seçim" formülü konusunda muhalefet partilerinden de destek arayacak.
Parti kurmayları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaybetme riski olan bir seçime girmeyeceğini, ancak bu hamlelerin hem ülkenin seçim iklimine sokulmasını sağlayacağını, hem de iktidar partisi için "seçimden kaçıyor" mesajı verilmesini sağlayacağı yorumunu yapıyor.
Operasyonlar Ankara ve parti yönetimine uzanır mı?
Parti kulislerinde, önümüzdeki günlerde operasyonların daha da genişleyebileceği, hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a da uzanabileceği endişesi dile getiriliyor.
Partide hakim görüş, bu sürecin yalnızca yerel yönetimleri değil, Genel Başkan Özel dahil, parti yönetimini ve olası cumhurbaşkanı adaylarını da hedef aldığı görüşünde.
Ancak bazı CHP yöneticileri 19 Mart sonrasında ekonomide büyük kırılma yaşandığına dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin, İran savaşı da dikkat alındığında, iktidarın "ikinci bir 19 Mart sürecini göze alamayacağını"; ayrıca böyle bir durumun "Erdoğan rakiplerini hapse atıyor" algısı oluşturacağını, bunun da iktidar açısından ters tepeceğini savunuyor.