Gülistan Doku soruşturmasında dönemin emniyet müdürü ifadeye çağrıldı

Kaynak, Murat Kocabas/SOPA Images/LightRocket/Getty Images
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanırken dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ifadeye çağrıldı.
Halen Yalova Emniyet Müdürü olarak görev yapan Delen, ifade vermek üzere Erzurum'a gitti.
Ajansların aktardığına göre Delen'in tanık sıfatıyla ifadesi alınıyor.
Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir'in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.
Gülistan Doku'nun arkadaşı Rojwelat Kızmaz'ın ailesi savcılığa başvuracak
2024 yılında hayatını kaybeden Gülistan Doku'nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz'ın ailesi de Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuracaklarını açıkladı.
Ajansların aktardığına göre Gülistan Doku'nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz Şubat 2024'te Hasankeyf'te ölü bulunmuş ve olay intihar olarak kayıtlara geçmişti.
Ancak Doku soruşturmasında son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından Kızmaz'ın ailesi yazılı bir açıklama yaparak "Yakın arkadaş Gülistan Doku dosyasında gelinen son aşama sonrasında, Rojwelat açısından daha önce mevcut olan soru işaretlerine, yaşanan bu son gelişmeyle birlikte yeni şüpheler eklenmiştir" denildi.
Avukatlarının 27 Nisan'da Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe sunacağı, TSİ 14.30'da adliye önünde basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.

Kaynak, X/@MehmedKizmaz
Başsavcı Cansu: 'Dikkatimi çeken ilk nokta sim kartının Ankara'da baz vermesiydi'
Gülistan Doku soruşturmasını derinleştiren Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, göreve geldiğinde dosyada dikkatini çeken ilk noktanın Gülistan Doku'nun sim kartının Ankara'da baz vermesi olduğunu söyledi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na ise 13 Haziran 2024'te atanan Cansu, kısa bir süre sonra Gülistan Doku soruşturması için özel bir birim kurdu ve soruşturmayı derinleştirdi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, "cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması" suçlarını araştırıyor.
Ocak 2020'de kaybolan Doku'yu arama çalışmaları Ekim 2022'de sonlandırılmıştı.
Çalışmalarıyla ilgili TRT Haber'e konuşan Cansu, başka bir ilde baz verdiğini gördüğünde üzerine gidip zincirleme sorgulama yaptıklarını ve birtakım verilere ulaştıklarını söyledi.
"Dosyaya sadece cihaz bilgileri gelmiş ancak peşine düşülmemişti. Bu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı araştırılmamıştı. Bu aşamadan sonra yaptığım araştırmalar beni 'Gökhan' ismine götürdü" dedi.
16 Nisan'da tutuklanan ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok, Gülistan Doku'nun sosyal medya hesabından veri silmekle suçlanıyor.
Genç kadının cansız bedenini bulmak için yapılan çalışmaları da anlatan Başsavcı, Tunceli'deki dağlık ve ormanlık alanlar ile mağaraların tek tek tarandığını söyledi.
Cansu, "Ankara'dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürüyor" dedi.
Cansu, soruşturma kapsamında jandarmaya gelen gizli tanık beyanlarının Tunceli'deki Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesini işaret ettiğini söyledi.
Bu kapsamda bölgede yeniden baz çalışması yapıldığını aktaran Cansu, tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerine el konulduğunu belirtti
"Siber suçlar uzmanlarınca incelemeler devam ediyor. HTS ve PTS kayıtlarını yeniden analiz ediyoruz. İddia edilen bölgelerde bizzat konum alarak çalışmalarımızı derinleştiriyoruz" dedi.
Soruşturmada Doku'nun hastane kayıtlarındaki tutarsızlığın dikkatlerini çeken bir başka nokta olduğunu söyleyen Başsavcı Cansu, tedavi evraklarının tarihlerinde çelişki tespit ettiklerini ifade etti.
"Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarih, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi" dedi.
Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hastanede incelemelerini sürdürdüğünü belirtti.
Soruşturmada kimlerin isimleri geçiyor, kimler tutuklandı?
Soruşturma kapsamında son olarak Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E 25 Nisan'da gözaltına alındı.
17 Nisan'da gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel de 21 Nisan'da adliyeye sevk edildi ve savcılıktaki ifadesinden sonra tutuklandı.
Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel 18 Nisan'da tutuklanmıştı.
25 yaşındaki Sonel savcılık ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti.
Gülistan Doku'yu tanımadığını savunan Sonel, "Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" dedi.
Tuncay Sonel'in görevde olduğu sırada koruması olan Şükrü Eroğlu da 18 Nisan'da tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi de gözaltına alındı ve 20 Nisan'da tutuklandı.
Bursa'da gözaltına alınan doktor hakkında hastane kayıtlarının silindiği suçlaması var.
Tutuklananlar arasında Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi ve üvey babası da var.
Meslekten ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok "delilleri yok etme", Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı da "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Elaldı'nın, Gülistan Doku'ya son temas eden kişi olduğu belirtildi.
ABD'de bulunan şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararının ardından uluslararası kırmızı bülten çıkarıldı.
Ne olmuştu?
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı.
Diyarbakır'da yaşayan ailesi, Gülistan'ın kaybolduğu gün Tunceli'ye gelip güvenlik güçlerine ihbarda bulundu.
Ailenin ihbarıyla arama çalışması başlatıldı.
Araştırmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi.
Baraj gölünde yapılan aramalarda Doku'ya ait iz bulunamayınca, Ekim 2022'de arama çalışmaları sonlandırılmıştı.
Ancak aile kızlarını aramaktan vazgeçmedi.
Doku'nun ailesi de Ocak 2024'te avukatları aracılığıyla, dosyanın baş şüphelisi ve adli kontrolle serbest bırakılan Z.A.'un tutuklanması ve o dönem dosyayı yürüten asayiş biriminde görevli olan, ardından görevden ihraç edilen polis memuru babası E.Y.'nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vermişti.
Aile ayrıca dönemin valisi Sonel hakkında baş şüphelinin yurt dışına kaçırılmasının bilgisi dahilinde olduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunulmuştu.











